counter koydum, artık her hareketinizi izleyeceğim! nihahahaha
her hareket değil tabii de, yerseniz işte.



Mekan: Gaziantep'te Murat Katmercisi
Antep'in meşhur bakırcılar çarşısı.
Gaziantep Müzesi'nde ayrı bir bölümde sergilenen ve Bergama'dan çıkarılan mozaikler içinde ayrı bir öneme sahip olan "Çingene Kızı". Bu kızın özelliği resmin çevresinde dolaştığınızda gözleriyle sizi takip etmesiymiş, taşlar ona göre bir açıyla yerleştirilmişmiş. Ben dolandım takip eden olmadı, bilmiyorum..
Geldik Urfa'ya.. Büyük oranda bir dini turizm şehri olarak düzenlenmiş bir yer. Ben pek sevmedim açıkçası. Burası da Urfa Kalesi'nden şehre bir bakış. Kalenin altında meşhur Balıklı Göl var ki bunun da bir resmini sizlerle paylaşacağım..
Ve işte Balıklı Göl. Efsaneye göre Hazreti İbrahim'i(atıyorum tutar umarım) ateşe atıyolar, ateş suya odunlar da balıklara dönüşüyo. O zamandan beri de göl kutsal sayılıyor. Sazana benzeyen inanılmaz sayıda balık yaşıyor bu yapay gölde. 25 yeni kuruşa bi avuç yem alıp balıkları besleyebiliyorsunuz. Onlar da köpek gibi alışmış, kıyıda bi gölge gördüklerinde hemen kıyıya yanaşıp ağızlarını açıyorlar. Yem kapma kargaşasında çoğu yaralanmış, yarasız beresiz balık yok.
Yol üstündeki Birecik'te Kelaynak Yetiştirme Çiftliği gibi bir yere uğradık bir de. Zoomlayarak çekebildim bunu, çok ürkek hayvanlar olduğundan kafeslere 10 metreden fazla yaklaştırmıyorlarmış. Sonbahar yaklaşırken hepsini yakalayıp bu kafeslere kapatıyorlarmış ki sıcak memleketlere göç etmeye kalkıp yolda ziyan olmasınlar.
Bu da taze antep fıstığı, görmeyenler için ilginç birşey. Üzüm salkımı gibi. Dışındaki yumuşak kısmın tadı ise çam reçinesini andırıyor. Gaziantep-Şanlıurfa arasındaki yolun iki tarafı da fıstık ağaçlarıyla kaplıydı. Bu dalı ordan yürüttüm. Çarşıda kilosu 6 YTL ama bir kilo asla yetmez..
Hiçbir şey göründüğü gibi değildir.
günün yemeği: salamlı yumurta