24 Şubat 2010

No to İşletme

İlkokuldayken "Büyüyünce ne olacaksın bakıyım sen?" klişe sorusuna "Çocuk Doktoru" cevabını veren sivri zekalardandım ben. Orta okulda bu önce Tekstil Mühendisi'ne, sonra da Bilgisayar Mühendisi'ne dönüştü. Ekonominin ve para kaynağının gidişatının takibi konusunda hakkımı yemeyin yalnız. Kapitalistlik geni diye birşey var herhalde. Lise 1'de İşletme dedim, pazarlamacı olup kolay yoldan yolumu bulurum dedim, dediğimi de yaptım. Ve fekat şöyle de sıkıntılarım var ki;
Birisi "Mesleğiniz nedir?" dediğinde kitlenip kalıyorum!!! İşletmeci desen, Açıköğretimde Turizm-Otelcilik okuyanı da, Tekel bayii sahibi de, esnaf lokantasında kasada duran patronun oğlu da "İşletmeciyim, yarışmacı arkadaşlara başarılar dilerim"de. Pazarlamacı desen, güzel halkımın pazarlamacı anlayışı Güven Pazarlama'da çakılı kaldığından "Ama tencere tava satmayanından" diye eklemek gerekiyor. Marketing desen "Bok Boğaziçili, İngilizce katmasa olmaz araya" yaftası yapışıyor anında. Allahtan formlarda Yönetici diye bir madde var artık da fazla detay gerekmiyorsa yüzeysel geçiyoruz.
İkincisi işin icra merkezi konusundaki kısıtlama. Bir öğretmen olsan, bir doktor, bir tesisatçı, efenim bir emlakçı ya da manav; ülkenin herhangi bir yerinde çalışma imkanın var. Altın bileziğini takmışsın ya koluna, zanaatini her yerde icra edebilirsin. Ben, on the other hand; İstanbul, hadi belki Ankara, hadi az daha zorlasam İzmir dışında bir yerde ekmek yiyemem zira şirketlerin genel merkezlerinde konumlanmam gerekiyor. "Başımı alıp Bodrum'a taşınacağım Kenan, mesleğimi de orada icra edeceğim" diyemiyorum. Her yerde yapılan meslek istiyorum!!!
Üçüncüsü anneannemin ÖSS sonuçları geldiğinde verdiği "Öğretmenliği, hemşireliği filan tutmuyor muydu puanın? N'apalım, bu da iyi" tepkisinde gizli. İstisnasız her okulda minimum 1 İşletme bölümü olduğundan kelli (Bunun İngilizcesi, Türkçesi, Almancası ayrı ayrı bazılarında) İşletme mezunu olmak lise mezunu olmakla bir tutulacak neredeyse. 3.nesil Alamancıların ülkeye dönüşünden sonra Call Center'larda Almanca bilen eleman ihtiyacı nasıl gırtlağa kadar dolduysa İşletme mezunu ihtiyacı da o şekilde, biz kaç kişiyiz desem Facebok'ta 500,000,000 üyeli bir grup kurabilirim muhtemelen. Ee nerede çokluk, orada pislik, orada bir sıradanlaşma, bir "under estimation", bir "Daha iyisi yok muydu bunun" küçümsemesi.
Dördüncüsü, lafım siz möhendizlere!!! Güre güre teknik okullarda okuyup üstüne parayı bastırıp MBA yapınca bizim önümüze geçiyorsunuz ya, Allah yarattı demiycem vurucam ağzınızın ortasına! Bir eğitim sistemi kendi içinde bu kadar mı tutarsız olabilir, yuh! Madem lisansüstünde 2 yılda hallediliyor bu iş, ne diye 4 yıllık bölüm açarsın lisansta? Yok aynı değilse nasıl MBA'li bir top sakallı, İşletme mezununa fark atıp pazarlama bölümüne tepeden inebiliyor? (Aç parantez, MBA'li Tekstil Mühendisi eski müdürümün Ekonomi mezunu arkadaşa istinaden dudaklarından dökülen "Bu mühendis mantığı" sözleri kulaklarımdan ne zaman silinecek ki ey Rabbim?)
Kıssadan hisse, çocuklarınıza artık İşletme yazdırmayın, Meslek Lisesi okusun ara eleman olsun, elleriyle yapsın işini Marmaris'te Datça'da, mevsiminde bergamot toplasın çayına katsın.

5 yorum:

Somethin'Special dedi ki...

Benim abide Boun Bilg. Müh. mezunu ve o zavallıma da kazandığı yer hakkında kötü muamele yapılmıştı :(
Şimdi Amerika' da akademisyen ve dönmeyi kesinlikle düşünmüyor :)
Belki arkadaşsınızdır, o 98 mezunu :)

varol döken dedi ki...

senin gibi düşünenlerin hepsi de benim koltuğa göz dikiyor...

- boğaziçi işletme mezunuyum ama bu beni mutlu etmiyor, hayatım boyunca hep yazmak istedim...

ya git tahta bankların arkasına yaz, duvarlara yaz, kaldırımlara yaz, bloglara yaz, benim ekmeğime yazma!

sözüm sana değil santaroja ama biliyorum senin bile içinden geçti şimdi...

yok sana koltuk, var sana absinthe!

La Santa Roja dedi ki...

Somethin'Special ben o yıllarda daha lisedeydim :) Ama mühendislerin bile o muameleyi gördüğü bir ortamda benim sıkıntımı daha iyi anlamışsındır herhalde :)

Varol bir an kalksan oturucam koltuğuna ona göre :p

varol döken dedi ki...

yeminlen öğle yemeğine bile koltukla gitçem artık!

La Santa Roja dedi ki...

404 veriyim mi ;)