16 Ekim 2008

Verişveriş

Barcelona fotoğraflarıma hala ulaşamadım. Fotoğraflar geziyi zehir eden zat-ı muhteremin bilgisayarında ve kendisini bir müddet daha göresim yok. Gezi yazısını yazayım diye beklerken de blog başı boş kaldı a dostlar. Bu haftasonu ortak bir arkadaşın doğumgünü var, DVD'ye çek getir demeyi düşünüyorum. Topluluk içinde görüşen eski sevgililer misali; ver DVD'mi al teessüflerimi.
Sinema bloguma yazmaya başladım bu bekleyiş zarfında. Düşündüğümden daha fazla zaman alacak gibi görünse de keyifli birşeymiş.
Canım sıkkın değil, sevgilimden ayrılmadım, ailede bir problem yok Allaha şükür, ofis katlanılmaz olmadı, saçlarımdan hoşnutsuz değilim, evimi seviyorum, kısaca bir problemim yok hayatta. Öyleyse çılgıncasına alışveriş yapma dürtüm neden hortladı anlayamıyorum. Şurada görebileceğiniz lambayı ve burada görebileceğiniz telefonu aldım bir çırpıda. Sonrasında pişmanlık da hissetmiyorum, işin kötüsü. Alışveriş arsızı oldum sanırım. Doyumsuzluk... kötü birşey.
Velhasıl kelam eklemek ve siz sevgili blog okuyucularını uyarmak istediğim de bir konu mevcut. Haziran ayından beri kariyer.net'i tekrar takip etmeye başlamış biri olarak işinize 5 elle sarılın diyorum. Kriz olduğu herkesin dilinde de, korkarım işten çıkarmalar da başlayacak yakında. Bu bok şirkette bir müddet daha kalacağım gibi görülüyor, püü!

12 yorum:

turumcu dedi ki...

Yaaa lambanı çok beğendim, ben de istiyorum böhühüü, ayrıca sinema blogu 3 senedir çok isteyip bir türlü kıçımı kaldırmayı beceremediğimden yapamadığım bir şeydi. Kısacası, kiskandııım. Bari gideyim Barcelona yazımı yazayım :)

Buzcevheri dedi ki...

Lamba pek bir güzelmiş (16 milyon renk) ama şu anda o kadar parayı buna hayatta vermem. Telefon denen şeye de fazla para verilmesi taraftarı değilim. İnsanlar alıyorlar telefonu, 100 özelliğinden 3'ünü bilemedin 4'ünü kullanıyorlar. Bir tomar parayı telefona bayılıyorlar. İnsanlar lükse harcadığı parayı faydalı işlere kullansalar pek bir güzel olur. Ama sonuçta lüks bu ve kişinin kendi kazancının neticesi.

La Santa Roja dedi ki...

Kızsaydın cevherim??

magnum opus dedi ki...

blog boşlanınca, bende çalıştığın firmanın tekrar adsl faturasını ödeyemediğini düşünmüştüm :)

Taylan dedi ki...

sinemasız kalınmaz.

Elif dedi ki...

5 dakikada bir kendi kendine kapanan bir 3310 kullanmaya çalışıyorken, telefonun karanlıkta güneş gibi doğdu :) Özellikleri bir yana, ne kadar da şık! Ama gaza gelmemem lazım, kendime yine basit bir model alıcam biliyorum, en azından maaşım öyle diyor :)

La Santa Roja dedi ki...

turumcum, sen o barcelona yazısını yazana kadar ben fotoğraflarımı alır, yazıyı yazar, üzerine de 3 tane daha yazı patlatırım :) tembel kuş hadi bakiim, parmaklar klavyeye!
magnum, Yolculuk, hastalık ve ardından gelen nekahat dönemi tembelliği yüzünden boşlandı blog. Şirketim bu sefer suçsuz yani :p
taylan, %1500 katılıyorum.
elif, bakma ben de 5000 YTL maaş alıyor değilim, şu gün ölsem kefen param bile yok :p O derece gelen gidiyor işte! Normalde ben de en az 3 yıl kullanır telefonu, bir problem çıktığında değiştirirdim. Şimdiki 6600'ın ise dışı, benim salak tavşanım kemirdiği için, gümüş renkli simli ojeyle boyalı. Toplantılarda millet Blackberry'leri masanın üzerine koyarken ben benim simli güzelimi çantamdan çıkarsam bütün bakışlar geliyor toplanıyor kendisinin üzerinde. 1 yıldır devam ediyorum buna ama artık ben de "Ye kürküm ye" demek zorunda kalıyorum :(

Buzcevheri dedi ki...

=)

La Santa Roja dedi ki...

Al sana alışverişten kurtulma yöntemi; parasızlık! 3 ay sadece gıda alışverişi yapmam gerek :p

Alässe_isis dedi ki...

lamba pek güzelmiş ama ben müzüke bayıldım. bağyanın sesini de carla bruni ye benzetmekteym zati...

sunthing dedi ki...

Livingcolors'ı ne kadara aldın?
Ben İngiltere'den getirttim,£100 verip. Türkiye'deki fiyatını merak ediyorum. Bi de demo modunun geçişleri daha yavaş olsa daha güzel olacak değil mi, dikkat ettin mi?

La Santa Roja dedi ki...

Ben 240 YTL gibi birşeye aldım. Demo modu çok hızlı bence de, bir de demoda da ışık şiddeti ayarlanabilse süper olurmuş diyorum ben :) Yine de, şahane yahu!