13 Haziran 2008

Bir=İki

Bugün Cuma. Evde, plansız programsız ve yalnız geçirdiğim üst üste ikinci cuma. Bugün ayrıca 13.Cuma ama bunun konuyla uzaktan yakından ilgisi olduğunu sanmıyorum.
Son zamanlarda çevremdeki insan çemberinin git gide daralmaya başladığını farkettim. Her gün konuştuğum, görüştüğüm insanlarla iletişimim önce haftada birkaça, sonra ayda bire dönüştü. Sonra da bitti. Bu aralar birlikte zaman geçirdiğim insan sayısı iki elin parmaklarını aşmayacak bir sayıya düştü. Rakamlarla idare ediyorum. Ben mi giderek çekilmez, uyuz bir karı oluyorum da insanları kendimden uzaklaştırıp asosyalliğe düşüyorum diye düşündüm de, ı-ıh, cık, bende bir değişiklik yok. Değişen diğerleri. Onların değişimine ayak uyduramadığım için de fasulye olan benim yavaş yavaş sanırım. Millet birer birer evlenmeye başladı, her buluşmaya çifter çifter geliniyor, eve oturmaya gidildiğinde bayanlar dedikodu yapıp sofrayı hazırlarken beyler salonda futboldan bahsediyor filan. Bildiğin yetişkin insan sosyalleşmesinin içinde çok sırıtıyorum. Tek sayı olmaktan sıkılmış durumdayım, benim ve sevdiğimin çevrelerini ara sıra kesiştirsem de ayrı tutmam neden bu kadar alışılmamış anlayamıyorum. İki kişi birleşince neden her şey bir oluyor, onu da anlamıyorum. Eskiden Taksim'e çıkarken iki-üç hatun çıkmak gayet doğalken şimdi neden illa "Beyleri getirmeyin ama" cümlesine ihtiyaç duyuluyor böyle ekstrem bir gece yaşamak için kavrayamıyorum. Sevgililer gıcık insanlar olduğu için değil bu tepkim, çoğu şeker gibi adamlar Allah'ı var. Ama hadi hatun tutuyor sürüklüyor adamı her yere desem, adamlar da gayet memnun hayatlarından tıpış tıpış geliyorlar.
Sosyalleşmek için ortamda işler sıkıcılaşırsa sığınacağın bir omuz mu gerekli yani? Ya da bunca yıldan sonra "Evet herşey normal, benim de yanımda bir erkeğim var" göstergesi mi, ya da en naifinden keyif alınan ortamlarda "O da benim gibi keyif alsın"dan "O yanımda olsun da ben daha çok keyif alayım"a kadar uzanan bir yelpazede mi dolanılıyor?
Tenkit etmek ya da "Iyy kaka tü pis bok" demek değil amacım. Sadece işler ne zaman buraya geldi de çift olmak birey olmaktan her daim, her koşulda ve her zaman daha geçerli bir şeye dönüştü anlamaya çalışıyorum. I-ıh, olmuyor..
Gideyim de şu 2 litrelik Absolut'u açayım bari...

6 yorum:

buzcevheri dedi ki...

İnsanların tepesine yıllar pisledikçe, o keşmekeş ve pisliğin yükünü tek başımıza taşımayalım yanımızda bir ortak olsun da yediğimiz haltın bir anlamı olsun mantalitesi bu. Yani tek başına kocamak insanları rahatsız ediyor, dizinin dibinde kendi gibi kocayan biri olunca kendi ruhunu hafifletiyor.

Bu arada


HEPİMİZZZZZZZZZZZZZZ ÖLECEEEEEEEZZZZ.. =)

Canselmo dedi ki...

Ya bu sadece sevgili olan çiftler için değil de, genel olarak geçerli bir kanı sanırım. Benim bahsedeceğim biraz farklı ama, kimse artık tek başına bir şey yapmak istemiyor sanki. Bi' işi mi çıktı, hemen arkadaş aranıyor. Banka işi olsa falan anlarım da, 3-5 dakikada halledeceği işe arkadaşını çağırıyor adam. Birey olarak kendimize güvenimizi mi kaybediyoruz acaba? Peki bunun yaygın internet/bilgisayar kullanımıyla alakası var mı? Bak, nerden nereye geldim. Blog'unu kirlettiğim için özür de diliyorum ayrıca.. :D:D

turumcu dedi ki...

Ben bilmem beyim bilir :D

Cem dedi ki...

Bence kendi kafanı bu kadar karıştırdıktan sonra votka iyi fikir olmuş. Afiyet olsun. Peki tek başına mı içtin gerçekten? :)

Dreamtime dedi ki...

Nerde çokluk orda ....
Valla böyle şeyleri kafaya takmamak gereiyor sanırım.Ben de bir ara yaw ne kadar yalnızım vs. diye düşünüyordum.Görüştüğüm kişiler 2 yi aşmıyordu.Onlarla da ayda 1 kere idi anca.Am şunu anladımki gerçekten sana hiçbirşey katmayan insanları hayatından çıkarmalısın.Herşeyin azı ve en önemlisi özü iyidir.

La Santa Roja dedi ki...

Absolut'u açmadım da Binboa varmış yarım, onu içtim Cem.
Fotka-Portakal :)