30 Ocak 2009

A Kasımpaşalı in Davos

Gece gece sevdiceğim haberiyle birlikte geldi; Davos'ta kıyamet kopmuş! Açtık televizyonu hemen, izlemeye başladık. Hemen hemen bütün kanallarda boşbakanımız ve Şimon Peres'e yaptığı çıkış, peşinden de kendisini karşılamak için havaalanında toplanan kalabalık gösteriliyordu. Şimon Peres'in konuşmasını dinlemedim, zira onu tekrar tekrar göstermeye gerek duymamıştı televizyonlarımız. Önemli olan bizdik ve bizim boşbakanımızdı!
Şimdi, bir paneldeki moderatörün görevi herkese eşit davranıp daha önce tespit edilmiş konuşma sürelerini konuşmacılara hatırlatmak ve herkesin eşit süre söz hakkı almasını sağlamaktır. Bu bağlamda moderatörün yaptığı götlüktür ipneliktir; sen birine 25 dakika söz hakkı ver diğerine 8 dakika. Bunun yanında Şimon Peres'in R.T.E.'nin konuşması sırasında lafa girip sesini yükseltmesi de affedilecek bir durum değil, sanırsın evde çocuğunu azarlıyor moruk. Ama kendisi lafa karışmadan önce R.T.E.'nin söyledikleri de lafa karışılmayacak şeyler değildi, bunu da kabul etmek gerek. Ne olursa olsun, "Siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz." Davos gibi bir mecrada başka bir ülkenin yöneticisine söylenebilecek bir laf değildir. Peres'in sesinin yükselmesi sonrasında boşbakanımızın "Yaşınıza hürmetim var." demesi de karşısında kendi yaşlarında biri olsa kafa göz dalacağına işaret ediyor olabilir, amman dikkat.
Moderatörün elle müdahelesinden sonra "Davos benim için bitmiştir." diyerek ortamı terkeden R.T.E. bana yine yıllar önce "Avrupa Birliği'ne bizi almıyorlarsa üyeliğimizi de geri çekeriz, bize ne küstük oynamıyoruz." kartını çeken Mesut Yılmaz'ı hatırlattı. İki tepki de ezik Türk halkı tarafından kahramanca olarak nitelendirilmiş ve iki lider de yerlere göklere sığdırılamamıştır. Demek ki formül basit; git uluslararası bir mecrada birine kafa tut, gel oyları topla.
R.T.E.'yi karşılamaya giden halk zorluk çekmesin diye metronun gece 3'e kadar uzatılması, AKP il başkanlıkları tarafından cep telefonlarına "Davos fatihi İstanbul'a geliyor.", "Uyumayın, dünyanın yeni liderini karşılamaya gelin." gibi mesajların gönderilmesi de bu durumun tarafımdan oy kokan hareketler olarak nitelendirilmesi sebep oldu.
Son bir not, bütün Türkiye çalkım çalkım çalkalanırken televizyon kanallarından birinin Amerika ile yaptığı canlı telefon görüşmesinde muhabirin "Amerikalılar olaydan habersiz, sorumuz sayesinde öğrendiler olanları." sözü de nasıl kendi kendimize gelin güvey olduğumuzu, küçük dağları yarattığımızı, dağa küssek de dağın ipinde olmadığımızı şaak diye gösterdi yine. (Evet çok pis atasözleri ve deyimler dağarcığım vardır.)
Ya bildiğin fesat oldum görüyor musun şu gündemin yaptığını... :p

5 yorum:

devrim gür dedi ki...

perez'in konuşmasını (tüm sözlerini) bulamadım ben de. arama çalışmalarım devam ediyor; nasıl olsa bulurum:)

mimi wonka dedi ki...

Başbakan'ın Davos'u terk etmesini çok doğruydu. Üslup biraz daha edepli olabilirdi sözlerinde hemfikirdim ama düşününce iyi bile dayandı Erdoğan. Ne zaman ki moderatör Başbakanın omuzuna elini koyup bastırdı, o zaman bekliyordum ben Erdoğan'ın artık kendini tutamayıp saldırmasını, yine iyi dayandı yani. Paneli ve Davos'u terk etmesi o an yapması gerekendi ve yaptı. Hiç haz etmiyorum kendisinden ama aferin lan dememek haksızlık olur.

Canselmo dedi ki...

Erdoğan Halife olsun, başımıza geçsin demiş Arap ve Müslüman halk..
Ne kadar doğrudur bilmiyorum; zira bizim medyanın da abartması olabilir ama Müslüman toplumun cehaleti daha başka ne şekil özetlenir, onu da çözemiyorum.
Ayrıca şahsi fikrimdir, paneli terk etmesi hiç de doğru bir hareket değildir. Haklıyken haksız durumuna düşmüştür, Kasımpaşalılık yapacağım derken Türkiye'nin imajına büyük darbe indirmiştir. Şimdi yazsın yabancı basın; "Huysuz Türk" diye de kafası nohut kadar çalışan Avrupalı da "Türkiler çuk bırbar." desinler. Sıkkafalı Japon askerleri..

KUBİLAY KIZILDENİZLİ dedi ki...

İsrail'e haddi öyle bildirilmez. Yapılan anlaşmalarla bildirilir.
Sen bir çok imtiyazlar tanı, Güneyduğu' da Harran Ovası' nı onlara peşkeş çek, daha sonra İsrail'in elinden ödül alan ilk müslüman ol...
Daha sonra vıdı vıdı vıdı...
Geçiniz sayın başbakan..

La Santa Roja dedi ki...

Bir biz akıllıyız herhalde, baksanıza adam bildiğin kahraman oldu! Yahu Avustralya'da yaşayan biri beni evlat edinse de kurtarsa mı bu ülkeden nedir...