14 Mart 2008

Bee Story

Biz Türkler zeki bir milletiz, ama akıllı olduğumuz söylenemez. Sabah sabah çok zihni sinir bir düşünceye maruz kaldım, sizlerle paylaşmadan edemeyeceğim.
İstanbul Milli Eğitim Müdürü, okullardaki uyuşturucu kullanımını azaltmak, hatta yok etmek için durmuş durmuş, düşünmüş taşınmış, Türk'ün aklının en hızlı çalıştığı yerlerde çökerek derin hülyalara dalmış, yememiş içmemiş Zihni Sinir'e dudak uçuklatacak bir projenin mimarlığını üstlenmiş.

Malzemeler:
Bir torba Ecstasy
5 gr eroin
100 gr esrar
10 gr kokain
100 adet arı

Şimdi efenim arılar alınır 4 gruba ayrılır. Bu grupların her birine farklı bir uyuşturucu madde zerk edilir, hayvanlar müptela yapılır. Her yerde mal arayan ve bu uğurda kendilerini bile satmaktan geri durmayan arılar, bağımlısı oldukları uyuşturucu maddeyi kullanan bebeleri kokularından tanır ve gider üzerlerine konar. (Temenni bu, deniyorlarmış konacak mı diye) Böylece arkada pusuda bekleyen ekipler arılı çocuğu anında enseler. Temiz okul, temiz dünya elde edilir. Bu deneyde kullanılan arıların hiçbiri henüz ölmemiştir.

Şimdi, bu özgün bir fikir değil sayın devlet büyüğüm, kimi kandırıyorsun sen? Havaalanlarında uyuşturucu bulmada kullanılan gariban müptela polis köpeği fikrini alıp arılara uygulamışsın. Arı insan vücuduna konmayan tek hayvanmış; at, eşek, dana, zürafa, martı, kartal, hipopotam, pelikan gibi hayvanlar insana kondukları için bu insanlık tarihini değiştirecek projede kendilerine yer bulamamışlar. Hayvanlar üzerinde deney yapmak için Etik Kurul'dan izin almak gerektiği hatırlatıldığında Devlet Büyüğümüzün verdiği beyanat çok bilimsel:

“Ben böyle bir çalışma yapıyorum. Yaptıktan sonra onlara bildireceğiz. Bir arı üzerinde yapılacak olan bir şey. Bu benim çalışmam. Arı benim. Arının ömrü ne kadar. Düşüncemi ortaya koyduktan sonra bilimsel olarak ne yapılması gerekiyorsa onları yapacağım. Şu anda bir araştırma içindeyiz.”

Kendi arılarını feda ederek insanlık yararına heba eden büyüğümüzün "Peki, bu maddeleri nereden buluyorsunuz efendim?" şeklindeki cin soruya cevabı ise takdire şayan:

“Piyasada olmayan bir şey değil ki. İstediği zaman bulunur. O da yekûn teşkil edecek bir şey değil. Ufak bir parça bize yeter. Bulunacak yerleri sen de benim kadar biliyorsun.”

Adam torbacıları geziyor bizim için, hala bik bik bik. Hayret bişey!

Haberin devamı için buraya dıklayabilirsiniz.

3 yorum:

Mimi Wonka dedi ki...

geçenlerde duymuştuk biz de bu olayı, ablamla "popodan nasıl gülünür" muhabbetinin ardından, "o arıların bal yaptığını düşün bi" muhabbetine dalmıştık.

sonuç olarak "özgün bir fikir bulduğunu sanan sayın devlet büyüğümüz" çok iyi geyik muhabbeti konusu bulucusudur, hatta bu nedenden ötürü ödül almalıdır.

Cem dedi ki...

çok entellektüel ve bilimsel bi yaklaşım. ancak bizim ülkemizin 'milli eğitim müdürü' düşünebilirdi bunu zaten.

tarlabaşı emniyet müdürüne sorun o da bilir torbacıların nerelerde takıldığını, hangi evlerde barındığını.. ama ilginç olan bu adamın deney için harbiden gidip bi yerlerden uyuşturucu satın alması. komik gerçekten...

muhteşem bi milletiz yediden yetmişe..

La Santa Roja dedi ki...

adamın formasyonu da çok ilginç. Bir tahmin alayım??
Evvet, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi!!!