20 Mart 2008

Doğum & Ölüm & Doğum & Ölüm & ...

Müdürüm geçen cuma doğum iznine ayrıldı, Salı günü de bir kız bebek dünyaya getirmiş. Henüz hastaneye bebek ziyaretine gidememişken dün öğlen de babasının öldüğü haberi geldi şirkete. Bir gün arayla yıllar sonra gelen bir bebeğin mutluluğu ve yıllar sonra giden bir babanın hüznü... Klişeye giriyor belki ama insan gene de durup bir "Hayata bak be" demeden edemiyor.

Kendisini pek sevdiğimi söyleyemem, ilişkimiz profesyonel anlamda. Kendisi istedi böylesini, belki üzerimizde otorite kuramayacağından korktuğundan, belki ileride kendisine tehdit olabileceğimizi düşündüğünden, belki ego tatmini ihtiyacından, belki d hepsi, e hiçbiri. Yine de her gün 9,5 saat gördüğünüz bu insanlar zamanla hayatınızın en önemli yerlerine oturuyor. Düşünsenize ana babanızdan, hatta sevdiceğinizden daha fazla yüz yüzesiniz her gün. Sevmek de gerekmiyor bu insanları, sadece karşılıklı saygı gerek. Bu hatunda saygı da yok sevgi de bize karşı ya da varsa bile bize gösteremeyecek kadar derinde saklıyor. Yine de bu, yaşadığı karmaşaya üzülmeme engel teşkil etmedi, edemedi. Fazla mı insalcılım bilemedim ki?
Çok daraldığımda ya da bir kayıp haberi aldığımda aklıma takılan düşünceler geldi çöreklendi yine dün ofise dönerken. Bu arada da uyudum, cenazeden sonra bir ağırlık çökermiş insanların üstüne o yüzden uyumuş olabilirmişim, öyle dediler. Dedim ki kendi kendime, ne için uğraşıyorsun sen Allah aşkına? Az sonra bir kaza geçirseniz ve ölsen, hep isteyip ertelediğin bunca şey için pişman olmayacak mısın? Neden interraille 1,5 ay dolaşmadım Avrupa'yı demeyecek misin? Ya da neden gidip bir Harley'e binip saçlarını rüzgarda savura savura gecenin bir körü Boğaz'ı arşınlamadın? Hep hayalini kurduğun bir sabah kalkıp telefonu kapatıp geri yatmak suretiyle işinden ayrılma planını uygulamadın? Saçlarını turkuaza boyatıp gözlerine yılan gözü lensi takmadın? Neden tam tekmil ekipmanları kuşanıp bir zirveyi zorlamadın? Hayatında hiç tüple daldın mı sen? Deli olduğun adamla sikindirik bir tatile bile gidemedin! Parlayan herşeye düşkün bir aslan olarak o aklını alan pırlantalardan birini takabildin mi gerdanına? Çatıya, kiremitlerin üstüne çıkıp ayın altında içecektiniz hani? Güney meydanda battaniyelere sarılıp sabahlamadınız da daha, değil mi? 4,5 aydır eve elektrikçi bile getiremedin, sen neden bahsediyorsun?? Ertele daha ertele herşeyi. Para da değil ki bahanen, süslen püslen gir bir kuyumcuya dene o kolyelerden birini. Hiç motorlu arkadaşın mı yok, bir gün çağır, atla arkasına, turla dur. Tatile Bahama'lara gitme de haftasonu Ağva'ya kaç 2 günlüğüne. Yok işte bahanen, sırf tembellik, sırf boşvermişlik, sırf sonsuza kadar yaşayacağın hissi. Ama sana bir sır vereyim Wonderland'den buraya düşmüş kalmış aklı 5 karış havada Alice, kızıl bir azize olsan da ölümsüz değilsin. Maalesef...

6 yorum:

fish dedi ki...

hıh işte tam benim yaptığım şey...ertele ertele ertele...yakında ertelemeyi de erteleyeceğim...

ama şu da bir gerçekki en azında erteleyeceğimz hayallerimz var ....buna sahip olmayıp ot gibi yaşayan o kadar çok insan tanıyorum ki...

kötünün iyisi,züğürt tesellisi gibi bişi oldu bu ama ölee işte :)))

Canselmo dedi ki...

Yıllar yılı her türlü filme/şarkıya konu olmuş, belki hepimizin farkında olduğu ve fakat hemen hemen hiçbirimizin uygulayamadığı mevzuyu açmışsın, beni de düşüncelere sevk etmişsin. Allah seni kahretmesin! Bununla ilgili çok derin düşüncelerim var, bir gün nasip olursa ben de blog'uma yazacağım inşallah ama önce bi' toparlamam lazım. Lan, erteliyor muyum yoksa? :D

Mimi Wonka dedi ki...

ekrana boş boş baktırdınız beni sayın Alice, üzdünüz, kırdınız hatta tokatladınız...

Cem dedi ki...

Evet, mimi hanıma canı gönülden katılmaktayım. Bu planları ben (biz) de bizzat yapıyorum(z), yapabilmek için herşeyi zorlayacağımı düşünüyorum. Bu zamana kadar yapamadıklarıma bakınca umutsuzluğa kapılmamak elde değil tabi. Ufh, resmen göçerttin la Alice!..

Darkohl dedi ki...

hepsini bir zincir baglantisi seklinde sayabilmek gibi, tek bir tanesini bile yapabilmek digerlerine yol acacaktir bence:]corap sokugu tabirini atiyoruz ortaya
sadece zamana birakmak ve fisatlari gercekten! degerlendirmek gerekiyor.
sonra zaten huzurlanmis oluveriyor kamburlasmis bunye

La Santa Roja dedi ki...

Zamana bıraka bıraka bu duruma gelmiyor muyuz zaten :) Biz zamana bırakırken zaman da bizi bırakmaz umarım.