18 Eylül 2008

Amazon

Bir anda nasıl değişiyor insanın hayatı, hiç düşündünüz mü?
Ofisten birinin eşi dün farkettiği bir kitle için doktora gitmiş. Bugün göğsünü aldılar. Kansermiş.
Daha 40 yaşında bile yok kadın.
Benim ailemde de var bu illetten. Hem ana, hem baba tarafında. Daha 26 yaşındayım. Korkuyorum.
Eskiden güneşle doğup güneşle yatarken, bahçeden domates biber yiyip akşamları yıldızlar altında sohbet ederken, geceleri dışarda uyurken yokmuş bunlar.
Geliştik ya, ne mutlu bize...

3 yorum:

si-men! dedi ki...

gelişmenin bedelini insanlık çok ağır öderken, hiçbir şey yokmuş gibi rahat rahat yaşıyoruz ya ben de ona şaşırıyorum.

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Hayatlarımız birden bire, pat diye değişirken nasıl böyle bir süreklilik duygusuna sahip olduğumuzu bir türlü anlayamıyorum...

turumcu dedi ki...

Benim babaannem o güneşle doğup güneşle yatanlardan olmasına rağmen ben doğmadan çok önce göğüs kanserinden vefat etmiş, o zamanlar erken teşhis ve tedavi yaygın olmadığı için. Gelişimi suçlamak pek de doğru değil, ortalama hayat uzunluğu 30lu yaşlardan 60lılara yükselebildiyse, onun sayesinde; hayat kalitesi de öyle. Gelişimi doğru kullanıp doğru yönlendiremiyorsak, bu bizim hatamız bence.