9 Temmuz 2008

I'm a zebra in London

Çok hoş bir blogda dolaşırken gözüme takılan bir görüntüye dikkatinizi çekmek istiyorum:


Fotoğraf 1900-1920 yılları arasında İngiltere'de çekilmiş. Ve evet, yanlış görmüyorsunuz; arabayı çeken bir zebra. Sen git, Afrika'da her yeri sömürgeleştir, üstüne oranın düzlüklerinden vahşi zebraları al getir yağmurlu leş memleketine, tık karanlık ve iğrenç bir ahıra, sonra da o hayvancıkları arabaya bağla çektir kendini. Sömürge anlayışı bu kadar geniş kapsamlı adamların, işgal ettikleri yerlerdeki zenginlikleri, insanları, hayvanları, tarihi eserleri al; ülkene getir, dilediğin gibi harca.
Üzerinde güneş batmayan imparatorlukmuş, peh...

3 yorum:

Pandora dedi ki...

Bir zevkleri var ki uzak olan herşey cazip geliyor onlara.

Cem dedi ki...

Böyle sömürü ülkesi olmaktansa sömürgeci bir ülke olmayı tercih ederdim. Şimdi biz çok namuslu bir ülke olarak takılıyoruz ama dünya bizi şerefsizin önde gideni olarak tanıyor. Ve hiç bir şekilde kendini anlatamıyorsun. Çünkü sömürü ülkesisin. Sömürgecin seni nasıl gösterirse öylesin. Ama İngiltere bir sömürü ülkesi olarak dünyanın bir çok yerini sömürüsüne almış ve hala alınlarının akıyla takılıyorlar. Katliamlar yaptıkları İrlanda ve İskoçlarla kapı komşu gibi yaşıyorlar. Ama biz dün kardeş olduğumuz Rumlarla ya da hala iç içe yaşadığımız Kürtlerle, ulusal dini aldığımız Araplarla hala KÖPEK gibiyiz. Sömürücü olmak iyi birşeydir. Sömürücüysen sömürülmezsin. Kusura bakmayın, eski devlet adamlarının hepsi yanlış yapmış.. eheh.. İngilizleri sonuna kadar takdir ediyorum. Kibirli olmayı hakediyorlar. Samimi olup göt yalamaktansa kibirli olup götümü yalatmayı tercih ederim.

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Dünyanın iliğini kemiğini sömürüp onu boş bir balona çevirecekler. Herşeyi öldürüp herşeyi yok edecekler... Öyle ya daha pek çok gezegen var. O gezegenlere gelecek sıra. Artık bir formül bulurlar... Geri kalan mı? Onlara ne geri kalandan. Öyle ya herkes ve herşey onların mutluluğu ve rahatı için var.