4 Temmuz 2008

Organ mafyası bebeklerin peşinde

Bu kadarına da pes diyorum. Olabilir mi ya??

Gebze'de kocası vardiyalı olarak çalışan bir kadın, gece çok sıcak oluyor diye salona yer yatağı serip iki çocuğunu da alarak uykuya dalıyor. Sabah 7 gibi bebeğinin ağlama sesleriyle uyanan kadın, 8 aylık çocuğun kucağında olmadığını görüyor ve sersem bir halde sese doğru ilerliyor. Karşılaştığı manzara korkunç, mutfak zemininde kıyafetleri çıkarılmış bir halde yatan bebeğin kalp ve böbrekleri bir kalemle işaretlenmiş. Çocuğun yanında bir bıçak, koltuğun üzerinde enjektör, pamuk, bir tüp içindeki sıvı gibi şeyler. Dondurucu ve buz dolabının kapağı sonuna kadar açık. Kadın bebeğini alıp hemen aynı apartmanda oturan kaynının evine koşuyor, polis aranıyor, incelemeden sonra penceredeki sinekliğin çıkarılıp pimapenin contasının zorlanarak eve girildiği, annenin ve büyük çocuğun spreyle uyutulduğu, gece 4 civarında yan komşunun uyanıp mutfak ışığını açmasıyla da evdeki şahıs ya da şahısların kaçarak uzaklaştığı anlaşılıyor. Mutfakta bebeğin bıçakla yırtarak çıkarılmış atleti bulunuyor daha sonra.

Nasıl ya??!!

6 yorum:

si-men! dedi ki...

allah kahretsin ve de belalarını versin içerikli bu ülke insanından beni nefret ettiren sözler kusmak istemiyorum bloguna. Sen anla derdimi, çok sinirlendim.

Haber okumaktan/izlemekten nefret ediyorum, Türkiye-dünya gerçeklerine kulaklarımı gözlerimi kapamak istiyorum, yapamıyorum yine de.

buzcevheri dedi ki...

Bunlar nasıl insan yahu? O olmayan beyinlerini ....
Bu tip şeyleri yapanlara, çocuklara tecavüz edenleri falan sallandıracaksın. Yeminle katli vacip bu hırtoların.

Mimi Wonka dedi ki...

Hakkaten NASIL YA!!! Bu kadar mı insanlıktan çıktı bu millet. Sosyal cinnet durumuna girmiş bu ülke, kimsenin haberi yok...

Canselmo dedi ki...

YUH ARTIK! Allah bin çeşit belalarını versin ne diyeyim..

candies dedi ki...

BEBEKLERE NASIL KIYABİLİYOR NASIL BİR YÜREKSİZLİK BU

Cem dedi ki...

Petrol için öldürülen insanlar, para için çalınan organlar, bebekler, gençler falan filan. Aynı şey. Genç ya da yaşlı ya da bebek olması açıkçası beni o kadar dehşete düşürmedi. Aynı bokun farklı rengi. Her türlüsü lanet edilesi, her türlüsü saatlerce küfür edilesi.

O kadar ki, dün Ankara'da gara doğru giderken yolda gülümseyerek bana bi adam selam verdi. Ben de ona selam verdim. Ayaküstü biraz lafladık, O'da İstanbulluymuş.. Sonra haydi eyvallah dedim, ayrılırken adam omzuma dostça şaplattı bir tane. Ters geldi ya da sinire denk geldi sanırım ve iğne batması gibi bir his yaşadım. Aklıma yüzlerce çeşit versiyonu olan organ mafyası olaylarından geldi hemen ehehe. O kadar tribe bağlattı insanlık bizi...